Bir sobayla söyleşi

Kendini tanıştırdı: Şişman, geniş, ağzı ateş dolu. “Adım Franklin,” dedi. “Yoksa Benjamin Franklin misin?” diye sordum. “Hayır, yalnızca Franklin ya da Francolino. İtalyan malı bir sobayım ben. Olağanüstü bir buluş sayılırım. Ama öyle aman aman ısıtmam çünkü.” “Evet, bunu biliyorum,” dedim. “Çok güzel adları olan sobaların tümü olağanüstü buluşlardır, ama pek iyi ısıtmazlar. Ben de onları çok severim. Hayran olmaya değer onlara. Ama söylesene Franklin! Nasıl olur da bir İtalyan sobası bir İngiliz adı taşır? Biraz garip değil mi bu?” “Niye garip olsun ki? Gizli yasalar vardır, bilmiyor musun? Doğada da bir sürü gizli yasa var. Bu da bağlantılar ve bağlantılara ek olarak kullanılan dille ilgili gizli bir yasa. Korkak halkların yürekliliği göklere çıkaran halk ezgileri vardır. Sevgi nedir bilmeyenlerin de sevginin yüceliği üzerine yazılmış tiyatro yapıtları. Biz sobaların da durumu böyle. Genellikle İtalyan malı bir sobanın adı İngilizce, Alman malı bir sobanınki de Yunanca olur. İnan ki, Alman olanlar da benden daha iyi ısıtmıyor. Oysa adları ya Henreka ya Phönix ya da Hektor’un Vedası. Böyle adlar daha çok şey çağrıştırıyor. Bu nedenle benim adım da Franklin. Ben bir sobayım, ama verilere göre devlet adamı da olabilirdim pekâlâ. Yayvan bir ağzım var. İyice beslenmem gerekli. Ayrıca az ısıtırım, bir borudan dumanlar saçarım, iyi bir adım var ve birçok şeyi anımsatıyorum insanlara.”
HERMANN HESSE
MASALLAR


Yorumunuz gönderiliyor...
Yorum yazın