Marka ve tasarım
The Brand Age, “Tasarım konusu, ürünün oluşturulmasından satış noktasında sunumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.” diyerek Türkiye’nin önde gelen markalarının tasarım anlayışlarıyla ilgili bir dizi röportaja yer veriyor.
Devam »The Brand Age, “Tasarım konusu, ürünün oluşturulmasından satış noktasında sunumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.” diyerek Türkiye’nin önde gelen markalarının tasarım anlayışlarıyla ilgili bir dizi röportaja yer veriyor.
Devam »Marcel Proust’un çocukluğundan yıllar sonra çaya bandırdığı bir madlen kurabiye, onu ve bizi yüzlerce sayfa sürecek bir hatıralar geçidinden geçirerek edebiyat tarihinin en beğenilen romanlarından birinde unutulmaz bir gezintiye götürüyor.
Devam »Etkisi, amacı ya da kullanım biçimi nasıl olursa olsun, reklam yaratımının zorlu bir süreç olduğu açık. Bill Bernbach da yine zorlu bir süreç olarak nitelendirdiği iyi reklamın reçetesini şöyle veriyordu: “Yazarken kendinizi o güne kadar kimsenin düşünmediği cümlelerle ifade ettiğinizden emin olun.”
Devam »Modern insanda ‘popüler’ fobisinin tevellüdünü araştırmaya yeltensek, kendimizi popüler kültürün ilk gününde bulmamız kuvvetle muhtemeldir. Birbirine düşman bu iki kardeşin babaları henüz saptanamadığı için; kulaklarını çekmek, hırgürleriyle sık sık karşılaşan reklamcılara düşüyor belki de…
Devam »Pazarlama odaklı ama makro ekonomi ve siyasete de değinen, Türkiye’nin önünü açacak yeni fikirlerin toplandığı ve önümüzdeki günlerde Türkiye’de büyük ses getireceğine inandığımız bir kitabı Gennaration okurlarıyla paylaşmak ve onların da tartışmaya katılmalarını sağlamak istedik…
Devam »İyi ve kötü kavramları, aslında etik felsefesinin konusudur. Estetik bilimi de, felsefe tarihi boyunca, güzellik ve iyilik arasında bir ilişki kurmuştur. Reklamın işlevinden söz ettiğimiz yerde, sadece pazarlama biliminin gereklerini yerine getiren bir doğruluktan değil, aynı zamanda “estetik” ve “etik”ten de söz ediyoruz demektir.
Devam »İki yüzyıl önce Kant, elin akıldaki bir pencere olduğunu söylemişti. Uzuvlarımız arasında en çok değişik hareketi ellerimiz yapar. Homo sapiens, eller sayesinde gelişmiştir. İstemsizce hareket eden göz kapaklarımız karşısında tutma eylemi, gönüllü bir harekettir, bir karardır. Bir şeyi kavramak, ona uzanmak, onu tutmak demektir. Hem, el öğrendikçe saklar, elin hafızası vardır. Alıştırma yaptıkça, ritmi yakaladıkça daha iyi olur, kendini yeniler, yeteneği kalıcılaşır.
Devam »Kanadalı düşünür Herbert Marshall McLuhan’ın (1911-1980) The Medium is the Massage adlı kitabı yayımlandığında, yıllardan 1967 idi. Aslında dizgi hatası yapılmıştı, kitabın adı “The Medium is the Message” olmalıydı. “Bırakın, öyle kalsın!” dedi McLuhan, “Muhteşem… Söylemek istediğim tam da buydu!” (daha fazla…)
Devam »