Global Brands 2010
Marka yaratma ve marka yönetimi tanımlarını değiştiren dünyanın en ünlü marka yönetimi şirketi Interbrand’in hazırladığı “Dünyanın En İyi 100 Küresel Markası” raporu geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Dünyanın en büyük markalarının geçen sene hangi sırada yer aldığının yanı sıra, bu sıralamada kimin neden başarılı olduğunu ve şirketlerin stratejik olarak eksik kaldıkları yönleri görebileceğiniz gibi, bir yandan da hangi ülkenin ne kadar değerli, hangi sektörlerin dünyada tırmanışta olduğunu görebilir ve bunların analitik detaylarını okuyabilirsiniz. Bu raporu sizler için okuduk ve raporun ülke ve sektör olarak bizi ilgilendiren önemli kısımlarını bu yazıda topladık. “Dünyanın En İyi 100 Küresel Markası” raporu; küresel ekonomik krizin sonuçlarını ve krizden sağ salim çıkan şirketleri, krizin yarattığı ortamdan doğan şirketleri ve gelişen teknoloji ve iletişim sistemlerinin tüm dünyada ticaret trendlerini nasıl değiştirdiğini anlatması yönünden çok önemli bir kaynak. Rapor, Interbrands’in küresel CEO’su Jaz Frampton’ın giriş yazısıyla açılıyor. Frampton, bize 2008’den itibaren tüketicilerin alışveriş eğilimlerinin değişmeye başladığını vurguluyor. Bu değişen eğilimler çerçevesinde bir tüketici netbook yerine iPad almayı tercih edebiliyor. Alternatiflerin sadece bir tık ötede olduğu bu yeni düzende, tüketicilerin sabrı giderek düşüyor ve bu onları daha zor tahmin edilebilir kıldığı gibi özgüvenlerinin de artmasına neden oluyor. Bu yüzden her geçen gün dünya markaları gerçek zamanlı marka yönetimi yaklaşımını benimsiyorlar; sosyal medya kanallarını kullanarak müşterileriyle daha derin ilişkiler kurma yoluna gidiyorlar.
Devam »