Madem konumuz renkler, benim de anlatmak istediğim renkli bir konu var. Benim için çok önemli bir renk olan “koyu mavi”nin benimle ve benim gibilerle olan ilişkisi… Çocukluğunu 80’lerin sonunda, 90’ların başında geçiren bir insan olarak; marka ve renk eşleşmelerine verebileceğim en güzel örnek, tabii ki “Parliament mavisi”dir. Ki benim jenerasyonumdan olup da koyu maviyi tarif [...]
Devam »
İletişimde süreklilik en önemli unsurların başında gelir. Bu süreklilik, devamlı iletişim yapmak anlamında da kullanılabileceği gibi söylenmesi gereken aynı mesajları ısrarla söylemek ve bir tercihten kaynaklanan vazgeçişlerin yansıması olan konumlandırma mantığıyla davranmak biçimi de olabilir. Sürekli olan iyidir. “Az da olsa sürekli yapılan makbuldür.” özdeyişini de bu bağlamda herkes bilir. Günümüz dünyasında sürekli bir iletişim [...]
Devam »
Gennaration yayına başlayalı üstünden altı mevsim, seksen hafta geçmiş. Bu süre içinde; Gennaration 19. sayısına ulaştı. Sevgili Selim Tuncer on yedi kez yurtdışına çıktı. Genna, Baku (Azarbeycan) ofisini açtı. Süpervizörlerimiz sevgili Eren ve Arzu’nun birer bebeği dünyaya geldi. Türkiye içinde ve dışında sayısını hatırlamayadığım kampanyalar yapıldı. Hep olduğu gibi, inanmadığımız hiçbir iş, müşterimizin ve “tüketici”nin [...]
Devam »
“Dünyada renk yoktur; renk, sadece bakanın gözünde ve beyninde oluşur. Nesneler ışığın farklı dalga boylarını yansıtırlar; ancak bu ışık dalgalarının rengi yoktur.” diyor Daniel C. Dennett. Fiziğin ve insan algısının temel konularından biridir bu… Neden bir portakal turuncudur? Veya bir domates neden kırmızıdır? Bu nesneler geçirgen olmadıkları için ışığı yansıtırlar. Onlarda gördüğümüz renk, yansıyan ışığın [...]
Devam »
Hayatımız seçmekle geçer. Bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek, sonradan pişman olarak ya da olmayarak yaptığımız seçimler şekillendirir hayatımızı. Arkadaşlarımızı seçeriz, film seçeriz, kitap seçeriz, kıyafet seçeriz, yemek seçeriz, kanal seçeriz, ders seçeriz, okul seçeriz, eşimizi seçeriz, işimizi seçeriz. Yarışma programlarında kutu, sandıkta parti, manavda karpuz seçeriz. Hayat, eğer çok şanslı değilsek, “hepsi” [...]
Devam »
Son genel seçimler, Türk siyasi tarihinde ilklerin yaşandığı bir süreç oldu. Siyasi reklam yasağının kalkmasıyla partiler, televizyon reklamları, gazete ilanları vermenin yanı sıra sosyal medya kampanyaları da düzenlediler. Bu seçimlerde partilerin iletişim stratejileri, mecra tercihleri, marka konumlandırma yaklaşımları gibi pek çok konunun ayrı ayrı vaka analizi halinde incelenebileceği ilkler yaşandı. Ve sonuçta, marka değeri artık [...]
Devam »
Bir süredir bu köşede aynı konuyu işliyorum, biliyorsunuz: Devletler ve interneti zapt-u rapt altına almak için verdikleri savaş… Ama ne yapayım, konu sürekli gelişiyor. Daha önce de söylediğim gibi, bu savaş önce Wikileaks ve “Cablegate” skandalıyla kızıştı. Ardından patlayan ve hala dinmemiş olan Arap Baharı ulus-devletleri gafil avladı. “Demokrat” Batılılar, onca zaman kendilerine o kadar [...]
Devam »
İnsanlar tercihlerini günün koşullarına bağlı olarak parçalı ve her zaman uyumlu olmayan tarzda yapabiliyorlar. Örneğin, siyasal davranış modelini aileden alsalar da başka konularda farklı kaynaklardan etkilenerek karar verebiliyorlar; üstelik, kaynaklar birbiriyle uyuşmayabiliyor. Ben de konuyu herhangi bir etkene doğrudan bağlamadan, seçim davranışının sanıldığı kadar düz-doğrusal olmayan ve karmaşıklaşmış olan yapısına dikkat çekmeyi seçiyorum. İnsanların davranış [...]
Devam »
Neredeyse 30 sene oluyor. Okulda aynı sınıftaydık. Aralarında bir şey yoktu. Evlendiklerini duyduk. “Nasıl oldu?” diye sorulduğunda kız, “Beni seçti.” diye gururlanıyordu. Önemli olanın seçilmek değil, seçmek olduğunu anlattım. Artık seçildiğini söylemiyor. Bunun istisnaları da var. “Hiçbir koltuğa talip değilim. Ama benden görev bekleniyorsa kaçamam.” diyen de genç kızımız gibi “Beni siz seçtiniz.” diyecek. Aslında, [...]
Devam »
Günümüz iletişim dünyası çok karmaşık. Mesajlar ister istemez birbiri içine giriyor. İletilmek isteneni anlamayı bir kenara bırakın, nasıl anlamamız gerektiği konusunda bile tereddütte kalıyoruz. Biri “Beni tercih et.” diyor; çünkü “Ben daha çok beyazlatırım”. Diğeri ise “Beni tercih et; çünkü ben lekelere düşman, çamaşıra dostum.” diyor. Başka sektörden biri “Hey dostum, senin tek sorunun ne [...]
Devam »
Sanıyorum Seneca söylemişti: “Hastalandığımız için değil, dünyaya gelmiş olduğumuz için ölüyoruz.” Ölmek için doğuyoruz demek de mümkün Modernitenin ölüm gerçeğini toplumsal yaşamdan gizlemeye çalıştığını, hatta ölüm algısının bir bilgisayar oyununa, bir Hollywood mizansenine indirgendiğini kabul etsek bile, bireysel deneyimlerimizde bu gerçekle yüzleşmekten kurtulamayız. Ölümün metafiziği ve dinlerle olan ilişkisi, onun, bu dünyanın gerçeği olduğunu ortadan [...]
Devam »
Otuz yıl öncenin unutulmaz reklam repliklerinden biriydi bu. Bir deodorant markasına aitti. Havada çiçek yapraklarının uçuştuğu Venedik sokaklarında, yüzünü maskeyle gizlemiş insanlar arasından bir kadın süzülerek ilerlemekteydi. Yüzünde de bir maske vardı. Bu gizemli kadının kokusunu duyan genç adam da kendine hakim olamayarak eline geçirdiği bir buket çiçeği kadına uzatırdı. Kadın da maskesini indirir ve [...]
Devam »