http://www.gennaration.com.tr/wp-content/themes/press

GENNARATION
GENNARATION
17 Haziran 2010
0 Yorum

PAYLAŞ

Kızıl Ordu bizi koru!


Sovyet posterleri ilk olarak Rusya’daki İşçi Devrimi sırasında görülmeye başladı. Komünist Parti’nin sloganları kitlelere dağıtılarak; işçiler ile köylüler, özgürlük ve adalet için savaşmaya çağrıldılar.

Barış İstiyoruz! - Victor Borisovich Koretski, 1950

Barış İstiyoruz! - Victor Borisovich Koretski, 1950

Sovyet poster sanatının en belirgin özelliği savaş ve mücadele zamanında ortaya çıkmış olmasıydı. Her zaman kısa, öz, etkileyici ve anlaşılır olmuştu. Bu posterler genellikle karakteristik özelliklere sahip, belli başlı eylemlerde bulunan bir veya iki figürden oluşturulmuştu. Ana figürlerin karşıtlığı kompozisyondaki diğer objelerle kıyaslandığında en iyi çalışmalar ayırdedilebilir nitelikteydi. En nihayetinde sanatçılar insan doğasına daha fazla özen göstermeye başlamış; karakterlerin yüz ifadelerindeki duygu ve kişilikleri nasıl aktaracaklarını öğrenmişlerdi. Bu da yapılan posterlerin dinamizmini ve etkileyiciliğini sağlıyordu.

Poster sanatı geniş kitlelere ulaşmada etkili oldu. Posterde betimlenen imajlar herkes tarafından kolay anlaşılır nitelikteydi; kısa ve enerjik sloganlar eşliğinde sürekli bir eylem çağrısı olarak görenlerin zihninde yer etti. Sivil Savaş sırasında, propaganda posterleri kurşun ve top mermisi olarak ön cephe hattına gönderiliyordu. Bu posterler White Guard ordusu ve yabancı müdahaleciler tarafından taarruz altında olan şehirlerde duvarlara yapıştırılıyordu. Bu canlı ve açık renkli posterlerin altında genellikle bir uyarı yazılı oluyordu: Bu postere zarar veren ya da üstünü örtmeye çalışan herkes devrimci eyleme karşı suç işler. Her silah gibi bu poster de güçlü bir silahtır ve en üst düzeyde bir dikkatle korunmalıdır.

Komünist hükümetin ilk yıllarında yapılan posterler, devrimciliğin azmini ve yeni bir toplumun inşasındaki iyimserliği gösterir. Yapılan kampanyalar okuma yazma oranını arttırmayı ve sağlık hizmetlerini geliştirmeyi amaçlar. Diğer posterler Lenin hükümetine karşı olan muhalişere saldırıcı nitelikler taşır: Kanlı Sivil Savaş 1920′ye kadar bütün ülkeyi etkisi altına almıştı. Yenilikçi sanatçılar posterlerini kullanarak geniş kitlelere ulaşmayı amaçlıyordu.

Gönüllü Yazıldın mı? - Dmitry Stakhievich Moor, 1920

Gönüllü Yazıldın mı? - Dmitry Stakhievich Moor, 1920

Dimitri Moor’un meşhur “Gönüllü Yazıldın mı?” posteri de bu dönemde ortaya çıktı. Posterde Kızıl Ordu mensubu bir askerin ve arkasındaki fabrikadan yükselen ve etrafa yayılan kara dumanların görüntüsü vardır. Askerin, Rus işçisinin Ekim Devrimi’ne yaptığı katkıyı dobra bir şekilde sorgulaması Sovyet propagandasının ironik bir parçası haline gelmişti. Bu poster, Ekim Devrimi ve Sivil Savaş esnasında önemli bir rol oynadı. Poster, o günlerde çok az gazetede yayımlandı ve sık sık küçük çaplı mecmualarda yer aldı.

Sivil Savaş sırasında Rus Telgraf Ajansı, Kızıl Ordu askerlerinden gelen posterleri kısa bir sürede bir araya getirip ünlü bir proje oluşturmuştu. Ünlü şair Vladimir Mayakovsky bu girişimin ruhu oldu. En son gelen telgraşara dayalı metinler oluşturdu ve onu skeçlerle süsledi. Mikhail Cheremnykh de bu projede aktif bir rol üstlendi. Sovyet sanatçılar gece gündüz durmaksızın çalışarak düzinelerce poster ürettiler. “Okna ROSTA” ise bu hayat dolu ve kışkırtıcı posterleri boş dükkan vitrinlerine yapıştırarak halkı son haberler konusunda bilgilendiriyordu.

Yeni Baştan İnşa Ediyoruz - Victor Borisovich Koretsky, 1947

Yeni Baştan İnşa Ediyoruz - Victor Borisovich Koretsky, 1947

Zamanının büyük politik karikatür ustası Victor Deni, Sovyet propaganda sanatında yaptığı müthiş hicivleriyle tanınıyordu. Posterlerinde kapitalistlerle, yozlaşmış politikacılarla ve cesaretsiz dalkavuklarla acımasızca alay ediyordu.Ilk beş yıllık kalkınma planı doğrultusunda, “Sosyalizmin Büyük Anıtı” inşa edildiğinde SSCB’nin her yerinde propaganda posterleri bulunuyordu. Bunlar, inşaat alanlarına, çiftlik arazilerine, tahıl ambarlarına ve DneproGas barajının geniş beton duvarlarına asılmıştı. Savaş, her zaman için öfkeli bir karşı koyuştur. Onda yalnızca fiziksel ve maddi güçler ya da toplumun devlet, politik ve askeri kuruluşları değil aynı zamanda – altını çizerek söylemek gerekir – çarpışan taraşarın ruhsal güçleri de kontrol edilir ve denenir.

Sanat, her dönem karşısında, kendi sorunlarını ortaya koyar; savaşan halkın ayrılmaz bir parçası olur. Savaş zamanında ressamların yaratıcılığının merkezine en geniş anlamıyla insan oturur.Sovyetler Birliği’nde de ressamlar, yazarlar, müzisyenler ve sanatın tüm dallarındaki sanatçılar; kendi “özel” silahlarını bu ortak işin hizmetine sunuyordu. Sanatçılar Hitler yanlısı saldırganların alt edilmesi, askerlerin ve halkın moralinin yükseltilmesi için çalışıyorlardı. Savaş döneminde ressamların üstüne daha fazla görev düşüyordu. Abartmadan söyleyebiliriz ki, Silahlı Kuvvetler’in sıralarında ya da arka cephede çalışan her ressam kendi yeteneğini, becerisini ve deneyimini ortak amaca sunuyordu ve vatanın savunulmasıyla birlikte galibiyetin de yaklaşmasına katkıda bulunuyordu. 1100’den fazla Sovyet ressamı gönüllü olarak orduya katıldı.Moskova Ressamlar Birliği’ne mensup 200’den fazla ressam orduda bulunuyordu. Bunlar arasında O.G. Vereyskiye, A.M. Griçay, V.N. Goryaev, V.M. Briskin, B.I. Prorokov, L.V. Soyfertis, I.M. Semenov, V.Y. Konovalov, N.M. Lisogorskiy, V.N. Minaev, A.B. Bajenov, D.A. Dubinskiy, V.A. Vasilev, E.N. Evgan, O.A. Abramov, V.I. Fomiçev ön plana çıkan isimlerdi.

Troçkist Ajanlar ve Bölücülerle Faşist Bukarin Uşaklarının Kökünü Kazıyacağız - Sergey Dmitrievich Igumnov, 1937

Troçkist Ajanlar ve Bölücülerle Faşist Bukarin Uşaklarının Kökünü Kazıyacağız - Sergey Dmitrievich Igumnov, 1937

Moskova ressamlarından M.L. Gureviç, G.S. Moskovçenko, G.N. Moskalev ve A.A. Tyapuşkin de ‘Sovyetler Birliği Kahramanı’ unvanını kazandılar. Kağıt, fırça ve boya olmadığı için devreye kaba kağıt, kurşunkalem, tebeşir ve kömür giriyordu. Bu zorlu koşullar altında ressamlar; afişler, broşürler, kartpostal ve karikatürler çiziyor; askerlerin ve arka cephede çalışanların portrelerini resmediyorlardı. Sanatçılar cephenin ön kısımlarında bulunarak savaşın gerçeklerini aktarabiliyorlardı. Leningrad ablukasında kentte kalmış birçok sanatçı, şehirle aynı kaderi paylaşıyordu. Bu şartlar altında bile yaratıcılık faaliyetlerini sürdürüyorlardı. Içlerinde, o dönem genç olmakla beraber, üne kavuşmuş bestekar D. Fiostakoviç de vardı. O, kendisinde 7. Senfoni’yi yazacak kuvveti bulmuştu. Daha sonra bu senfoni, abluka altındaki Leningrad’a ithaf edilecekti. Büyük Vatan Savaşı sürecinde bütün sanat alanları gelişmeye devam etti. Komutanların ve siyasilern sözleri afiş, broşür, karikatür ve resim şeklinde cephenin en önlerine ulaşarak askerlerin moralini yükseltiyordu. Ne yazık ki birçok afiş, broşür, “savaş listeleri” ve resimler türlü nedenlerden dolayı günümüze ulaşamamıştır. Bazıları çizerleri ile birlikte savaş alanında yok olurken, bazıları da sürekli değişen savaş koşullarından dolayı yitip gitmiştir.

Kurtulabilenler, sonunda Moskova önlerinde Alman faşistlerinin darmadağın edilmesinin 60. yılı dolayısıyla “Savaşan Moskova’nın Afişleri” adı altında derlenerek yayınlandılar. Afişleri, satirik ve mizahi resimleri, cephe eskizlerini düzenli olarak yayınlayan bir sürü gazete ve dergi vardı. En ünlüsü “Okna TASS”dı (Açılımı: Sovyetler Birliği Telegraf Ajansı’nın Penceresi). Bununla birlikte özel dergiler yayınlanıyordu: “Frontovoy Yumor – Cephe Mizahı”, “Frontovie Ilyustraçiyi – Cephe Illüstrasyonları”, “Agitplakat – Propaganda Afişleri”… Afişler, işletmeler, okullar, istasyonlar ve oteller gibi, halkın sıklıkla ziyaret ettiği mekanlarda sergileniyordu; Sokaklarda ve meydanlarda “Okna TASS”, “Savaşan Kurşunkalem” vb. poster çizen kurumların stantları açılıyordu. Poster sanatının makamını ve otoritesini, her şeyden önce Moskova ve Leningrad’da yoğun şekilde toplanmış ressamlar belirliyordu. Bu albümde çok önemli ustalardan N.N. Vatolina, V.N. Deni, L.F. Golovanov, N.A. Dolgorukov, B.E. Efimov, N.N. Jukov, V.S. Ivanov, V.S. Klimaşin, A.A. Kokorekin, D.A. fimarinov, P.N. Krılov, M.V. Kupriyanov, N.A. Sokolov D.S. Orlov, P.P. Sokolov-Skalya, I.M. Toidze’nin yapıtlarını bulacaksınız. İlk posterlerden olan “Düşmanı amansızca hezimete uğratalım ve mahvedelim”in çizeri Kukrıniksı’ydı. Ressamların belleğinden somut alana dökülen bu metaforlar halk tarafından coşkuyla karşılanıyordu. Savaşın ilk günleri en acı ve en güç dönemlerdi. Düşman üstün teknolojisi ve kabiliyeti sayesinde Sovyet güçlerini doğuya doğru sıkıştırıyordu. Esas güçleri başkent Moskova, Leningrad ve Kavkaz’ı almaya yönelmişti. Bu dönemde ve bu koşullar altında korkuyu ve umutsuzluğu def etmek; faşist saldırganların yenileceğine ilişkin inancı yaratmak çok önemliydi.

Anayurt Seni Çağırıyor! - Irakly Moiseevich Toidze, 1941

Anayurt Seni Çağırıyor! - Irakly Moiseevich Toidze, 1941

Iraklı sanatçı Toidze “Anayurt Seni Çağırıyor!” sloganıyla başka bir efsanevi Sovyet posteri yarattı. Toidze’nin bu posteri, iç savaş döneminde D.S. Orlov tarafından oluşturulmuş “ Sen gönüllü yazıldın mı?” çizgisini devam ettiriyordu. SSCB’nin yıkıcı bir durumla yüz yüze geldiği dönemi, savaşın ilk yıllarını anlatan bu posterde kanlı Nazi süngüleri çok güzel resmedilmişti. Victor Koretsky’nin “Kızıl Ordu askerleri, kurtarın bizi!” sloganlı posterinde; bir çocuk, annesinin kucağında yanan bayrakların arasında ayakta gösteriliyordu. Alexei Kokorekin’in “Anayurt için” adlı posterinde ise; ölümcül bir şekilde yaralanmış bir denizci, düşmanların ortasına tanksavar tüfek bombası atarken resmedilmişti. Bu poster de Sovyet insanları arasında vatanseverlik duygusunu ortaya çıkartan güçlü bir sanat çalışması olmuştu.

D. A. Fimarinov’un “İntikam Al!” posterinde tutkulu ve sert bir çağrı söz konusuydu. Ön planda kollarında ölü bebeği bulunan anne, onun arkasında ise öz topraklar alevler arasında görünüyordu. Kadının öne doğru sabitlenmiş gözlerinde ise keder, azap ve nefret vardı. Bunun yanı sıra, çizerin “Faşist yaratığı ez!” ve “Savaşçı, vatana galibiyet ile yanıt ver!” adlı posterleri de bulunuyordu. M. B. Grekov adına; Askeri Ressamlar Stüdyosu’nun üyeleri verimli ve yaratıcı biçimde posterler üzerinde çalışıyorlardı. Ön cephede bulunuyorlardı ve isimleri öne çıkan savaşçıların ve komutanların resimlerini çiziyorlardı. Ordunun günlük hareketleri üzerine sayısız eskiz yapıyorlardı. Stüdyo ressamlarından L. F. Golovanov cephenin yaşam gerçeklerini yansıtmakta ustaydı. Onun akılda kalan posterlerinden bazıları şunlardı: “Savaşçı, Sovyet insanlarını faşist zulmünden kurtar!”, “Faşist köpeklerinden öç al!”, “Yiğit savaşçılar, düşmanı sertçe dövün! İleri, Batı’ya doğru..”, “Sovyet çocuklarını Almanlar’dan koruyalım!”. Stüdyo ressamlarından N.N. Jukov ve V. S. Klimaşin’in “Moskova’yı vermeyelim!” posteri de aynı kapsamda yankı uyandırıyordu. Poster çizerleri, yenilikçi yaklaşımla fotoğraftan alınma yalın ürünlere karşı çıkıyorlardı. Bu bağlamda V. S. Ivanov ve O. K. Burovoy’un “Bu savaşta size ulu dedelerimizin kahraman imajı ilham olsun!” posteri iyi bir örnekti. Ön planda asker figürleri vardı. Dinamik piyadelerin kompozisyonuna, batıya doğru bakan ve 1812 Vatan Savaşı’nı simgeleyen 2 heykel ile Kızıl Ordu uçaklarının silueti eşlik ediyordu. Bütün bu panoramanın üzerinde ise Vatan Savaşı komutanı Mikail Illarionoviç Kutuzov’un resmi duruyordu. V.S. Ivanova ait “Batıya Doğru!” adlı poster (1943) düşmanlara hücum etmek için askerleri teşvik ediyordu. Bu posterde etkili sanatsal gücüyle Rus askerinin görüntüsü yer almıştır.

Kızıl Ordu durduktan ve Almanları geri püskürttükten sonra, Victor Ivanov’un “Suyu Özbeöz Dinyeper Nehrimizden İçiyoruz, Yakında Prut, Neman ve Bug’dan İçeceğiz” sloganlı çalışmasında kahraman bir asker figürünün miğferiyle nehirden su içişi görülüyordu.

Suyu Özbeöz Dinyeper Nehrimizden İçiyoruz, Yakında Prut, Neman ve Bug'dan İçeceğiz - Victor Ivanov, 1943

Suyu Özbeöz Dinyeper Nehrimizden İçiyoruz, Yakında Prut, Neman ve Bug'dan İçeceğiz - Victor Ivanov, 1943

Poster, Sovyet ordusunun saldırı operasyonlarını etkileyici bir biçimde sergiliyordu. Asker figürünün sayfa boyutuna getirilmesi sayesinde posterin bir ifade gücü sağlanmıştı. Kasvetli gökyüzü, sınırsız nehir suları ve uzakta belirlenen güçlü patlamalar çok boyutlu bir kompozisyonun duygusal ve psikolojik açıdan anlamını daha da artırmıştı. Genel olarak bakıldığında Ivanov’un yaratıcı arayışları romantik heyecan, iyimserlik ve gerçekçi karakterler ile temsil edilerek ona farklılık kazandırmıştı.

Sovyet-Alman savaşı sırasında, sanatçıların dayanışmasını ve milletin mücadele gücünün artırılması doğrultusundaki yaratıcı çabalarının konsantrasyonunun sağlanmasında “Okna TASS” yayınlarının etkili rolü oldu. 24 Temmuz 1941 tarihinde gerçekleştirilen Moskova Ressamlar Birliği’nin genel toplantısında poster ve broşürlerin hazırlanması için ressam-grafikçi ekibinin oluşturulması kararı alınmıştı. Bu ekip Kukrıniksı, M. M. Çeremnıh, P. P. Sokolov-Skalya, G. K. Savitskiy, N. F. Denisovskiy, F. P. Reşetnikov, B. E. Eşmov, N. A. Dolgorukov ve diğer usta ressamlardan oluşturuldu. Bu usta ressamlar ileride “Okna TASS” yayınlarının etkin üyeleri olacaklardı. Bu tarzdaki propaganda sanatı uzun yıllara dayalı geleneğe sahiptir. Bilindiği gibi Sivil Savaş döneminde büyük şair V. V. Mayakovsky, M. M. Çeremnıh ve D. D. Moor’un inisiyatifi ve aktif katılımı ile “Okna ROSTA” veya “Okna Satirı ROSTA” (ROSTA-Rusya Telgraf Acentesi) adıyla anılan sanatçı birleşmeleri oluşturulmuş ve oldukça yaygılaşmıştı. Hiciv ustaları tarafından yaratılan posterler iç ve dış düşmanlara karşı mücadele amaçlı eserlerdi. Bu eserler sanatsal tarzı açısından büyük ölçüde baskı geleneğinin (Rusça’da Lubok denen folklor resimleri) yaratıcı kullanımını esas alıyor ve konu anlatımı (kompozisyon) açısından resimli hikaye olarak temsil ediyordu. O yıllarda edinilen tecrübe, Sovyet-Alman savaşı sırasında yararlı ve öğretici olmuştur. “Okna TASS” esas olarak grafik ve farklı resim teknikleri ve çeşitli renk varyasyonları kullandı. Sanatçılar sık sık hiperbol (mübalağa) ve kontrast ifade biçimlerine başvuruyorlardı. “Okna” birliğinin ayırıcı özelliği gündemdeki önemli olaylara yıldırım hızıyla tepki vermesiydi. Hız ve etkili ifade tarzı bu demokratik, anlaşılır, mücadeleci sanat dalının başarılı olmasını sağladı. Haber ajansının sıradaki haberinden birkaç sayılı saat içinde yazar ve ressamın yaratıcı işbirliği sonucunda yeni poster (bazen birkaç poster) ortaya çıkıyordu. Birkaç saat sonrasında elle çoğaltılan 1000 adet kopya şehir sokaklarında duvarlara yapıştırılıyor, işletme ve kurumlara dağıtılıyor ve savaş bölgelerine gönderiliyordu.

Kurtulmuş Kadın - Sosyalizmi Sen Kur - Adolf Losifovich Strakhov-Braslavsky, 1926

Kurtulmuş Kadın - Sosyalizmi Sen Kur - Adolf Losifovich Strakhov-Braslavsky, 1926

Savaş yıllarında sadece Moskova şehrinde “Okna TASS” tarafından hazırlanan poster sayısı 1500’ü bulmuştu. Bir başka deyişle “Okna TASS”ın yayınladığı poster ve broşürler olmadan tek bir gün geçmiyordu. Savaşın ilk günlerinde Moskova ve Leningrad dışında Rusya Federasyonu’nun birçok şehirlerinde yerel “Okna TASS” şubelerinin açılması amacıyla ressam ve yazarlardan oluşan yaratıcı ekipler kurulmuştu. Kısa zamanda bu ekipler tarafından düzenli olarak poster ve broşür dağıtımı başladı. Örneğin Novosibirsk şehrinde ilk dört adet poster baskısı 24 Haziran 1941 yılında şehir sokaklarında dağıtıldı. “Okna TASS” yayımları Tümen, Tobolsk, Barnaul, Çita, Krasnoarsk, Ulan-Ude, Habarovsk, Gorno-Altaysk şehirlerinde başarıyla gerçekleştirildi. Tümen şehrinde “Za Rodinu” (Vatan İçin), Omsk şehrinde ise “Okna Satirı” (Hiciv Penceresi) adlı gazete-poster yayınlanıyordu. Dikkati çeken şeyse yerel yaratıcı ekiplerin çalışmalarına Moskova ve Leningrad şehirlerinden tahliye edilen ressam, şair ve yazarlar da katıldılar. Bu da sanat seviyesinin yükselmesine sebep oldu. Böylece M. M. Çeremnıh, Altayskiy Bölgesi’nin Biysk şehrine tahliye olduktan sonra etrafında yetenekli insanları toplayarak bir sanat atölyesi açtı ve bu atölyenin başına geçerek poster ve broşür baskısına başladı. Omsk şehrindeki “Okno Satirı” şubesinin kuruluşunu ünlü şair L.N. Martonov üstlendi. Barnaul şehrindeki şubede M. N. Fiipulin sadece ressam olarak değil aynı zamanda resimlerin altına kısa şiirler yazarak şair olarak da katkıda bulundu. 285 adet şiir onun kaleminden çıktı ve 160 “Agit Okno” baskısında ressam olarak yer aldı. Etki gücü bakımından “isabetli vuruş” yapan en iyi poster, broşür ve karikatürleri insanlar haklı olarak propaganda “bombası”, “mermisi” ve “el bombası” ile kıyaslıyorlardı. Belgesel doğruluğu, gözlemlerin özgüllüğü, ülke çapında yerel materyal ve konuların geniş kullanımı, derin etki altına alan yaratıcı grafik dilinin kullanımı gibi unsurlar toplumun ilham kaynağı olarak; insanlarda metanet ve cesareti uyandırıyor, disipline ve organize olmalarını sağlıyor, milletin moral gücünü arttırıyor ve halklar arası dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendiriyordu.

Genelde günün konusunu içeren poster, broşür, gazete ve dergi illüstrasyonlarının ömrünün uzun olmadığı bilinen bir gerçektir. Bu şaşırtıcı değildir. Onlar o döneme ait canlı, içeriği açısından doğru ve ikna edici dokümanlardır. Ancak bu dokümanların en iyileri sonsuza dek ulusal sanat tarihine geçme hakkını kazandı. Savaş yıllarında yayınlanan güzel poster, broşür, mizah dergi ve gazetelerinin sayısı çok daha fazlaydı. Savaşın gerçek yüzünü aktarma ve bu süreçte sadece kahramanlık örnekleri değil daha da önemli olan savaşın ağır trajik özünü yansıtma arzusu, grafik sanatta yeni yöntem ve yaklaşım arayışını gerektiriyordu. Böyle başarılı buluşlardan biri, mücadele eden halkın ihtiyaçlarını karşılayan ve oldukça efektif bir çalışma şekli olan “Boyevoy Karandaş” (Savaşan Kalem) yayınları idi. Bu yayınlar 1941 yılının yaz-sonbahar döneminde Moskova ve Leningrad şehirlerinde gerçekleştirildi. Daha sonra bütün ülkede yaygın hale geldi. Bu yayınların gerçekleştirilmesinde yetenekleri ve yaratıcılıkları özel kanıt gerektirmeyen çok büyük ustalar katkıda bulundu. Bu ustalar ve diğer sanatçılar “Boyevoy Karandaş” yayınlarını yaratıcı ruhu ve bitmez tükenmez konu çeşitliliği, duygusallık, etkileyici kompozisyon çözümleri ve en iyi eserleri sayesinde diğer sanat dalları ile aynı sıraya koydu. “Boyevoy Karandaş” tarafından yayınlanan broşürlerin halk (folklor) resimlerine yakınlığı, resimlerde yansıtılan karakterlerin geniş kitleler tarafından kolay anlaşılmasını sağlıyor ve kullanılan canlı renk çeşitliliği duygusal etki gücünü arttırıyordu. Ele alınan konular, yayınların her birine güncellik ve aktüellik niteliğini kazandırıyordu. “Boyevoy Karandaş” yayınlarında ressamlardan G.S. VereyskIy, Y. A. Vasnetsov, V. I. Kurdov, N. M. Koçergin, V. A. Serov; yazarlardan N. S. TIhonov, V. M. Sayanov, A. A. Prokofyev ve diğer sanatçılar ruhsal olarak birbirlerini zenginleştirerek ve tamamlayarak omuz omuza çalıştılar. Savaş yıllarında siyasi hiciv çok büyük bir seferberlik gücü rolünü üstlendi. Onun savaş silahları ile kıyaslanması bir tesadüf değildi. Diğer sanatlar arasında siyasi karikatür en etkili silah haline gelmişti. Siyasi karikatürün gücü Kukrıniksı, B. E. Eşmov, N. A. Dolgorukov, B. I. Prorokov, O. G. VereyskIy, L. V. Soyfertis ve diğer yetenekli ustalardan kaynaklanıyordu. Ressamlar-hiciv ustaları kendi yetenek ve becerilerini vatana hizmet etmek için kullandılar; Nazizm ideolojisi ve onun izlediği yolu kötü bir şekilde kınadılar.


BU YAZI VE GÖRSELLER, “KLASİK RUS POSTERLERİ” KİTABI VE sovietposters.com, iisg.nl ve crestock.com SİTELERİNDEN DERLENMİŞTİR.

 

DİĞER GENNARATION YAZILARI

Yorumunuz gönderiliyor...

Yorum yazın


Bu yoruma e-posta abonesi ol