Sosyal mecra birbirini tetikleyen halkalar gibidir
Sosyal medyada yankı uyandıran “Yakup Abi” projesiyle ilgili olarak Ercüment Büyükşener’le konuştuk.

2004 yılında kendi şirketi Hayal Akademisi’ni kuran Büyükşener, yaptığı işi “Dijital İletişim Danışmanlığı” olarak tanımlıyor. 2006 yılında bağımsız olarak kurduğu Kulüp Vaio Türkiye topluluğunu 2007 yılında Sony Avrupa’ya kabul ettirerek, Avrupa merkez ofisine bağlı bir şekilde Türkiye Sosyal Medya Uzmanı sıfatıyla görevine devam eden Ercüment Büyükşener, Hayal Akademisi’nde birçok markaya “Sosyal Medya ve Yeni Nesil İletişim” hizmeti vermeye devam etmekte.
Büyükşener, özellikle Vaio markasının sosyal topluluk yönetimi, ülke stratejileri ve sosyal medya aktivitelerinin yönetimini üstlenmenin yanı sıra, uzun yıllardır iletişim sektöründe bulunan Zarakol İletişim Hizmetleri’nin Sosyal Medya Danışmanı olarak da hizmet vermekte ve sosyal medyada yeni projeler gerçekleştirmeye devam etmektedir.
Son 15 yılda iletişimin şekil değiştirdiğini vurgulayan Büyükşener, sosyal medyayı birbirini tetikleyen halkalara benzetirken dijital ortamda etkileşimin en büyük kaynağı olduğunu açıkladı. Sosyal ağlar, blog’lar ve birçok “online” servis sayesinde paylaşmak istediğiniz fikri ya da içeriği zaman, mekan, ortama bağlı kalmaksızın, internetin olduğu her an paylaşabilmenin çift yönlü iletişim devrinin yükselmesinin en büyük kaynağı olduğunu söyleyen Büyükşener, sosyal medyanın markalar için de önemli bir mecra olduğunu vurgularken, doğru “Sosyal Medya Yönetimi” ile markaların son tüketiciyle temasa geçmenin en doğru yolu olduğunu düşünüyor.
Tüketicinin, sevdiği bir markayı sosyal medyada gördüğünde gönüllü olarak destek vermesinin yanı sıra WOM etkisinin yankılarını da görmek için doğru bir kanal olduğunu söyleyen Büyükşener, en son Yeni Rakı için gerçekleştirdiği “Yeni İletişim Devi” etkinliğinin hala konuşulduğunu ve markanın tüketicinin gözünde daha samimi olduğunu düşünüyor.
Uzun yıllardır interneti kullanan ve bu konuda kendini uzman gören kişilerin, sadece internet ortamını aktif kullanıyor olmasının, sosyal medya uzmanı olmak için yetersiz bir tanım olduğu söyleyen Büyükşener; “Aynı zamanda iletişim prensiplerine de vakıf olması gerekiyor. Bunun yanında kaç kişiye hitap ettiğinizden çok; markalar için geliştirdiğiniz kurguların ne kadar sağlıklı sonuçlar vereceği de büyük önem taşıyor” diyerek “Sosyal Medya Uzmanlığı”nın herkesin yapabileceği bir iş olmadığını, sosyal medya iletişiminin sadece bu platformlarda aktif olan kişilere teslim edilemeyecek kadar ciddi bir yaklaşım gerektirdiğini bizlere hatırlatıyor.


Yorumunuz gönderiliyor...
Yorum yazın