http://www.gennaration.com.tr/wp-content/themes/press

GENNARATION
GENNARATION
17 Mart 2010
0 Yorum

PAYLAŞ

Yirminci yüzyılda sanat ve yeni medya


Rama Hoetzlein, aşağıdaki tablonun orijinalini hazırlayan kişidir. “Klasik metinlerde bulunan zaman çizelgelerinin çoğu, 70’lerdeki ‘Pop Art’la sona eriyor, benimkisi ise sanat, yeni medya sanatları, bilim, teknoloji, savaş ve medya kuramlarını ve bunlar arasındaki ilişkileri içeriyor” diyor.

Hoetzlein’a göre çizelgede bulunan şerit renklerinden her birinin bir anlamı var ve uyarlarken biz de buna uyduk. Hoetzlein, mordan kırmızıya kadar değişen bir renk skalası içinde kalmaya özen göstermiş. Mor renkli olanlar, daha subjektif, avangart yaklaşımları ifade ederken, kırmızı olanlar ise yapısalcı ve şekilci yaklaşımları temsil ediyor. Aralarında kalan pembe renk tonları ise hangi uca daha yakın olduklarına göre değişiyor.

Çoğu akım tek bir sanatçı ismiyle örnekleniyor. Medya kuramları tablonun en üstünde bulunuyor. 20. yüzyılın önemli olaylarına altta yer veriliyor. Büyük savaşlar kırmızı renkli şeritlerle şematize ediliyor. Dünya nüfusu çizgisi ise, üzerinde bilim alanındaki gelişmeleri temsil eden noktalar barındırıyor.

Tablo, Hoetzlein’ın blogundaki yazıya ulaşan kullanıcı yorumlarının katkısıyla güncellediği halidir. Ancak gelen yorumlardan birine Hoetzlein’in “Güzel bir nokta yakalamışsınız! Mutlaka eklerim.” şeklinde cevap vermesine rağmen tabloda bulunmayan Marcel Duchamp gibi sanatçılar için bu oldukça zor. Çünkü bu Duchamp gibi, Kübizm, Dadaizm, Sürrealizm ve hatta Pop Art, Minimalizm ve başka akımların da öncülerinden sayılan bir sanatçı için yanıltıcı olabilirdi, tabloda yer almayan daha birçok sanatçı gibi.

Oysa Marcel Duchamp’ın Dadaizm akımının en önemlilerinden sayılan “Çeşme” isimli eserinin, 2004 yılı sonunda İngiliz sanat çevrelerince 20. yüzyılın en etkili eseri seçildiğini biliyoruz. Duchamp’ın eseri üzerine attığı imzada bir Amerikalı ismi izlenimi vermek amacıyla kullandığı söylenen ‘R. Mutt’, Almanca okunuşuyla fakirlik anlamına geliyor. Pisuvar silüetinin kendi dilimizdeki armuta benzerliği ise sadece bir tesadüften ibaret olmalı.

Sanat tarihine en büyük katkısının statükoyu kırmak için var olan normları sorgulama, uyarma, eleştirme ve zaman zaman sahnelediği oyunlarla sanatı aşağılama tavrı olduğu bilinen bir sanatçı Marcel Duchamp. Bu tavır sanat tarihinde yine tabloda yer almayan Anti-sanat ismiyle anılıyor.

Buna benzer aykırılıklarıyla ünlü ama sanat çevrelerinden ölene değin kopmamış diğer bir sanatçı olan Salvador Dali ise tablodaki gerçeküstücülük ve otomatik gerçeküstücülük akımı çizgilerinin sonundan “paranocritic gerçeküstücülük” başlığı gibi yine tartışmalı bir kategoriye terfi ettirilmiş görünüyor. Sürrealizm öncülükleri ve aykırılıkları haricinde bu iki sanatçıyı birleştiren diğer bir ilginç noktanın da Duchamp’ın Leonardo Da Vinci’nin ünlü eseri Mona Lisa’nın bir reprodüksiyonu üzerine çizdiği bıyık olduğu söylenebilir. Marcel Duchamp’ın ünlü eserlerinden biri olarak kabul edilen bıyıklı Mona Lisa’ya koyduğu isim L.H.O.O.Q.

Tüm eksikleri ve içeriğini oluşturan unsurların her biri ayrı birer tartışma konusu haline dönüşebilecek niteliğine rağmen geçtiğimiz yüzyıla ait medya, kuram, sanat, bilim ve politika alanlarındaki gelişmeleri bir arada ve bir bakışta görebilmemizi sağlayan bu zaman çizelgesini değerli bulduk ve Gennaration okurlarıyla paylaşmak istedik.

 

DİĞER GENNARATION YAZILARI

Yorumunuz gönderiliyor...

Yorum yazın


Bu yoruma e-posta abonesi ol