E-kitaplara hazır mıyız?
Her ne kadar çok okumayı seven bir millet olmasak da, ‘trendy’ olmak, son çıkan ürünü borç harç almak, havalı görünmek en sevdiğimiz şey. Bebek Parkı’nda, popüler kafelerde şık gözlüklerimizle elde iPhone, Blackberry yerine son moda ‘e-book reader’ hoş olmaz mı? Entelektüel görünmenin en güzel yolu elde kitap, evde kitaplıkken, şimdi bir de teknolojik olma ekleniyor.
Amazon hâlâ Kindle’ı Türkiye’ye göndermezken, Idefix, yayınevlerini arkasına alarak Türkiye’de e-kitap devrimini başlatıyor.
Idefix üzerinden yapılan açıklamada yaklaşık bir yıldır devam eden çalışmaların sonuna gelindiğini ve 15 Nisan’da dijital kitap satışına başlandığını duyurdu. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Tübitak Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın desteğini de alan Idefix, dijital kütüphanesi için şu anda 23 yayınevi ile anlaşmış durumda.
Devrim niteliğindeki bu gelişme ile e-kitap meraklılarına üç dijital kitap okuyucu sunuluyor. Cybook Opus, Reader ve Poly Book adlı cihazlar yaklaşık 500-650 lira arasında fiyatlarıyla sipariş edilebiliyor.
E-kitapların bir diğer önemli yönü de global ekolojik krize yardımcı olması ve ‘green marketing’i desteklemesi. Yeşil pazarlama manifestosu, sosyal sorumluluk, küresel ısınma ve elektronik kitaplar…
Tüm bunlar yaşanırken ve çok daha öncesinde e-kitap kavramına uzak duranlar olduğu da bilinen bir gerçek. Grafik Tasarım dergisinin Mayıs 2007 tarihli sayısındaki Melike Taşçıoğlu imzalı bir yazıda geçen, Edward Hutchins’e ait şu söz, kavramı benimsemek yerine eski alışkanlıklarını devam ettirmeyi tercih eden kişilere tercüman olabilecek nitelikte: “Elektronik çağ yeni kapılar açıyor. Ama benim özlediğim, somut objenin tutulabilme duygusudur. Bilgisayarların hızla uçtuğu ve ütopyaların sanal gerçek yolculuklarına doğru süzüldüğü zamanda, ben, geride kalmaktan mutluyum ve ellerimin arasına alabildiğim fiziksel objenin, bir sonraki sayfasını çevirmenin sabırsızlığını yaşamanın keyfini sürmekteyim.”
Bu görüşlere rağmen yaklaşık iki yıldır hızlanan genel trende bakılırsa, kitap okuma yöntem ve alışkanlıklarında gözle görülür bir değişim gerçekleşiyor. Idefix’in öncülük ettiği ve Türkiye için yeni olan bu sistem, yurt dışında Amazon ve Barnes & Noble’ın başı çektiği internet kitapçıları tarafından başarıyla işletilmeye devam ediyor; iPad isimli ürünüyle Apple da bu kervana katılmış durumda. Şu anda satışta bulunan veya ücretsiz olarak indirilerek e-kitap okuyucularıyla görüntülenebilen kitap sayısı milyonlarla ifade ediliyor.
Bir reklamcı olarak tabii ki aklıma “Bu alanı da reklam için kullanır mıyız” sorusu geliyor. Elektronik reklam mecrası olacak kitap ayraçları üretir miyiz? Markalara e-kitap sponsorlukları sunar mıyız? Markalı kılıflar üretir miyiz? ‘Mobil marketing’ tarihçesine baktığımda benzer bir süreç görüyorum ve bu da bana “Neden olmasın?” dedirtiyor.
Tabii ki Amazon’un planlarından biri bu alanı reklamcılık için kullanmaktı. Şu anda tartışmalar bu alanın çok doğru bir mecra olmadığı, çok az kullanıcısının olduğu, özel bir alana girildiği ve okuyucuların bundan çok hoşlanmayacağı yönünde.
Telefonlarımıza gelen SMS’ler, e-mail kutumuza düşen mail’ler, hatta mail’imizi okurken mail içinde kelimelerden türeyen sayfamızda çıkan reklamlar. Bu alanlarda ilk çıktığında az kişilere ulaşıyordu, çok fazla geri dönüş beklenmiyordu vs… Sadece ‘start-up sendromu’ diyorum ben bu duruma. Kişisel alana girilme olayına gelince, sanırım bunu çoktan aşmak zorunda kaldık.
Bu alan ne zaman mecra olarak düşünülür, ne kadar geri dönüş alınır, bunu şimdi söylemek zor. Benim içimden reklam dünyamıza renk katacak demek geliyor. Aramızdan bir girişimci bunun üzerine giderek bu alanda yerini alacak, kazançlı olursa takip edeceğiz, olmazsa “Ben demiştim.” diye çevireceğiz gibi duruyor.
Gösteriş amacında bile olsa daha çok kişinin okuması, okur sayımızın artması, daha az ağaç kesilmesi dileği ile.
E-kitaplar kitabın yerini alırsa kağıt kokusunu özler miyiz acaba?


1 Yorum
21 Haziran 2010 22:56
Gennaration Gazetesi | VS Magazin
[...] CANAN ÖZSOY E-kitaplara hazır mıyız? [...]
Yorumunuz gönderiliyor...
Yorum yazın