Yaratıcı endüstriler ve inovasyon ağları
“Hızlı bir biçimde ekonomik fayda üreten yenilik yaratma kapasitesi” olarak tanımlanabilecek inovasyon; “yaratıcılık”, “kültür” ve “ekonomi” arasında kurulan ilişkide, giderek merkezî bir konuma oturuyor. Bu konumlama, “kültür ekonomisi” ya da “yaratıcı endüstriler” olarak anılan sektörlerde inovasyonun ağırlığının artmasıyla paralel bir gelişme. İnovasyon süreci ise, artık iş birlikleri, ortaklıklar, etkileşimli üretim, ekip çalışması, bilgi paylaşımı temelli bir mekanizma olarak bir ağ yapısı içinde işlerlik kazanıyor. “İnovasyon ağları”, küresel ağ kapitalizmi olarak adlandırılan yeni ekonomik paradigmanın temel değer yaratma ortamı olarak beliriyor.
Yaratıcı endüstrilerle ilgili ilk haritalama çalışmalarından birini gerçekleştiren İngiltere Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı’nın (DCMS) sınıflandırması şöyle: Reklamcılık, Mimarlık, Sanat ve Antika Pazarları, El Sanatları, Tasarım, Moda, Film ve Video, Etkileşimli Boşzaman Yazılımı (Oyun Sektörü), Müzik, Gösteri Sanatları, Yayıncılık, Yazılım ve Bilgisayar Hizmetleri, Televizyon ve Radyo… Son on yıldır bu “geleneksel” endüstrilere, bilgi ve iletişim teknolojileri, özellikle de mobil iletişime bağlı hizmetler, mühendislik ve Ar-Ge yönetimi gibi daha “teknoloji yoğun” kültür ekonomileri de katıldı. Bu haritanın her bir noktası, bir ağ yapısı içinde özel “yakınsama” ilişkilerine girmeye başladı. Bütün bu endüstriler kümelenme ilişkileri kurguluyor, ortaklık yapıları geliştiriyor. İnternet ekonomisi bu gelişmenin asli motorlarından biri. Çünkü bu endüstrilerin değer yaratma modelleri ve inovasyon mekanizmaları artık internet temelli ağ etkileşimiyle işlerlik kazanıyor.
Yaratıcılık, giderek daha çok ağ faaliyetine ihtiyaç duyuyor. Sosyal ağlar bu bakımdan öne çıkıyor. Çünkü yaratıcılık, bilgi üretimi ile, bu bilginin paylaşıma girerek yeni değer yaratma modelleri üretmesini mümkün kılan sosyal ağların birleşimine bağlı hâle geliyor. Gerek endüstri, gerek şirket, gerekse de çalışanların oluşturduğu her bir katmanda etkileşim, artık ağ yapıları olmaksızın mümkün değil. Sosyal ağlar, yaratıcı zihinlerin birbirleriyle etkileşime girmesini ve yeni ürün, hizmet, süreç fikirleri geliştirerek açık değer zincirleri oluşturmasını mümkün kılıyor. Buna “açık inovasyon” diyoruz ve bu sürecin özünü açık ağ yapıları oluşturuyor.
İnovasyon kaynaklarının açık ağlar aracılığıyla dolaşıma girmesi ekonomik büyümenin olmazsa olmaz koşulu hâline geldi. Ağlar, şirketlerin birbirleriyle iletişim kurmaları, tüketiciler ve hizmet sağlayanlardan sağlanan fikirleri değerlendirebilecek açık inovasyon mekanizmaları kurgulamaları için hayati önem taşıyor. Ağlar, farklı coğrafi lokasyonların ilişkiye girmesi, kamusal ve özel oyuncuların etkileşimi, uluslararası müşterileri ve yatırımcıları dâhil edebilecek yeni pazarların oluşturulması için zorunlu hâle geliyor. Ağlar, girişimcilerin yeni iş alanları yaratması için en verimli ortamı oluşturuyor. Ağlar, insanların iş bulabilmek ve istihdam yaratmak için etkileşime girebildikleri bir sosyal sermaye havuzu işlevi görüyor. Ağlar, kaynakların paylaşılabileceği, iş birliklerinin geliştirilebileceği ve yaratıcılığın dinamizm kazanabileceği en etkili alan olarak ortaya çıkıyor.
Reklamcılık, “kültür ekonomisi” kavramının ortaya çıkmasında baskın rol oynamış bir sektör. Wernick bunu şöyle açıklar: “Bütünsel bir dolaşım süreci olarak tanıtımın genişleyen rolü, ekonomik ‘temel’ ve kültürel ‘üstyapı’ arasında bir mutasyon ilişkisinin gelişmesine neden olmuştur. Öyle ki, bir dolaşım ve alışveriş ortamı olarak kültürel üstyapı, bir üretim alanı olarak ekonomik temel içinde özümsenerek onu başat bir kültürel aygıt hâline getirmiştir.” (Wernick, A. (1991) Promotional Culture: Advertising, Ideology and Symbolic Expression, Sage, s. 19) Dolayısıyla reklam ve pazarlama sektörünün, öncü bir yaratıcı endüstri olarak bu “açık inovasyon” ortamına bağımlılık geliştiren ilk sektörlerden biri olması şaşırtıcı değil. Tanıtım ve pazarlama faaliyetleri, kültürel-ekonomik dolaşımın başat formlarından biri olarak artık ağ ortamından bağımsız düşünülemiyor. Ekonomik iletişimin asli parçası olan bu faaliyetlerin, entegre oldukları tüm ekonomik alanlarla doku uyumu geliştirebilmesi için temel inovasyon yönelimi olarak ağları, özellikle de sosyal ağları seçmesi de boşuna değil.
Reklamcılığın dijitalleşmesi, sosyal ağ pazarlaması, elektronik iletişim tasarımının artan ağırlığı, dijital markalama, yeni ağ mecraları… Bütün bu nosyonlar, sektöre tali gelişmeler değil. Ağ yapısı artık bu sektörün özünü oluşturuyor. Bu alanda giderek daha fazla hareket göreceğiz. Kendinizi hazırlayın, ağa açılın…
DİĞER ÖZGÜR UÇKAN YAZILARI
- SOPA’nın ucu hepimize dokunacak!
- “Güvenliği” özgürlükle satın almak
- Arap Baharı, “Los Indignados”, #OccupyWallStreet...
- Medya ve “Kanaat Yönetimi”
- Denizyıldızı ve örümcek
- 22 Ağustos: Türkiye internetinin kara deliği
- Ulus-devletlerin son savaş alanı: İnternet
- Turkey Wide Web (http://tww.btk.gov)
- İnternet: Yeni savaş alanı
- “Yeni Medya Düzeni” hakkında bir öngörü


Yorumunuz gönderiliyor...
Yorum yazın